“Koronavirüs yeni değil, hep vardı”

CRI Türk Türkiye’de her hafta yayınlanan Tülin Tonkuş’un hazırlayıp sunduğu “Doktorla Randevu” programına konuk olan Op. Dr. İrfan Gözübüyük, Çin’de başlayıp birçok ülkeye yayılan koronavirüsün alt grubu olan Covid-19 ile ilgili bilgiler verdi.

Koronavirüs ile ilgili çok fazla korku ve panik olduğuna dikkat çeken Op. Dr. İrfan Gözübüyük, “Korku ile endişeyi birbirinden ayırmak lazım. Teorik bilgi her yerde var. Bu yüzden ben kişisel tecrübelerimi paylaşmak istiyorum. Bilgi sahibi olmamak kaygı yaratır. Korku ise bilinen bir şey üzerine gerçekleşir. Bu yaşananların son zamanda ‘fobi’ olduğunu düşünüyorum. Ufacık bir ateş yükselmesi durumunda ‘Ben korona mı oldum?’ diyerek gelenler var. Bu, panik havasına dönüştü. Bu, bir virüs. Koronavirüs zaten her zaman var. Özellikle ocak ve mart ayları arasında etkili oluyor ve havalar ısınınca bitiyor. Sıcak havalarda azalır. Önümüzde bir ay kaldı. Bu virüsler üreyeceği konak bulamayınca yok da olabiliyorlar. Belki de nisan sonunda Covid-19’u unutacağız. Belki de seneye MERS ve SARS gibi hiç gündemimize gelmeyecek. Eldiven, maske, yiyecek depolamak şu an Türkiye için çok yersiz. Tepkileri aşırı buluyorum.” diye konuştu.

COVID-19’DAN ÖLÜM RİSKİ YÜZDE 2

Covid-19’un korkulduğu kadar herkesi öldürmediğini, her 100 kişiden ikisinde ölüme neden olduğunu ve yüzde 98’inin iyileştiğini kaydeden Op. Dr. Gözübüyük, 40 yaşına kadar olanlarda ölüm oranının 1000’de iki olduğunu söyledi.

SİGARA İÇENLERDE ÖLÜM RİSKİ ARTIYOR!

Covid-19’un sigara içen kişilerde daha çok tehlike oluşturduğunu belirten Op. Dr. Gözübüyük, “Sigara içenlerde daha çok akciğere yapışıyor ve zatürreye çeviriyor. İstirahat, beslenme ve uyku çok önemli. Bu virüs; kızamık, kabakulak gibi değil, bir kere aldığınızda ömür boyu bağışıklık kazanamıyorsunuz. Ama belki vücut mikrobu tanıdığı için biraz daha hafif atlatmak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.

“VİRÜSÜ TAŞIYIP HİÇ BELİRTİ GÖSTERMEYENLER DE OLABİLİR”

Covid-19’u taşıyan hastaların bu süreci ağır geçirebileceği gibi bazılarının hiç belirti vermeyebileceğine de vurgu yapan Op. Dr. İrfan Gözübüyük, şunları söyledi:

“Virüsü taşıyıp hiç belirti göstermeyenler de olabilir. Normal bir grip, nezle gibi de geçirebilirsiniz. Bazılarında da ateş, boğaz ağrısı gibi görülebilir. Bu virüsü farkında olmadan atlatabilenler bile var.”

“HASTA ŞÜPHELİ BİR ÜLKEYE SEYAHAT YAPMADIYSA TEST YAPMIYORUZ”

“Bizim, gelen hastanın bu virüsü taşıdığını düşünmemiz için Covid-19’un olduğu şüpheli bir ülkeden gelmiş olması lazım. Her gün benzer şikâyetlerle hasta geliyor. Test ise her yerde yapılmıyor. Ama bu testi isteyebilmemiz için hastanın riski olması lazım. Örneğin; hasta Çin’den ya da İran’dan geldiyse ya da bu ülkelere seyahat yaptıysa test isteriz. Yoksa bu testi yapmanın bir anlamı yok. Öncelikle korona olup olmadığına bakılır, eğer şüpheli durum varsa daha sonra bir alt grubu olan Covid-19’a bakılır.” açıklamasında bulunan Op. Dr. İrfan Gözübüyük, şu ana kadar bu virüsün Türkiye’de görülmemesinin nedenini ise alınan önlemlerin yeterli olması olarak açıkladı.

“KORONAVİRÜS YENİ DEĞİL, HEP VARDI”

Koronavirüsün yeni bir virüs olmadığını daha önceden de var olduğunu ifade eden Op. Dr. İrfan Gözübüyük, “Koronavirüs daha önceden de vardı. İnsanlarda nezle yapan grubu da var. Sadece hayvanlarda görülen grubu da var. Şu an Türkiye’de korona kaynaklı nezle olan hasta mutlaka vardır. Ama Covid-19, koronavirüsün başka bir suçu.” dedi.

COVID-19 SÖNERSE ÜRETİLEN AŞILAR NE OLACAK?

Covid-19 için aşı üretiminin yararlı olacağını ancak özellikle Çin’de alınan üst düzey tedbirler ve titiz çalışmalar sonucunda bulaş oranının azalması sonucu Covid-19’un da MERS ve SARS gibi sönme ve bir daha ortaya çıkmama durumunda aşı üretimine yönelik emeklerin boşa gidebileceğine de vurgu yapan Op. Dr. İrfan Gözübüyük, “Aşı üretildiği takdirde elde kalabilir.” değerlendirmesinde bulundu.

Op. Dr. İrfan Özdemir şu ifadeleri kullandı;

“Aşı üretilebilir ama virüsün yaşaması için birincisi havanın soğuk olması, ikincisi vücutta tutunabilmesi gereklidir. Bu yüzden ‘Martta bitecek’ diyoruz. Aşı üretilir ama bu virüs söndüğü zaman aşı boşuna üretilmiş olur. Seneye bu virüs tekrar ortaya çıkar mı, bunu da bilmiyoruz. Belki hiç çıkmayabilir de… Aşı üretildiği takdirde elde de kalabilir.”

Op. Dr. İrfan Gözübüyük, son olarak virüsün damlacık ve tükürük yoluyla bulaştığını ancak bulaşın çok da kolay olmadığını hatırlatarak, bulaş olabilmesi için taşıyıcıdaki virüsün sayısının yeterli, karşısındaki kişinin savunmasının ise yetersiz olması gerektiğinin altını çizdi.

Haber: Tülin Tonkuş

})(jQuery)