Hüseyin Kaya Spor Hikâyeleri’ne konuk oldu

Gazeteci Hüseyin Kaya, CRI Türk Türkiye’de Hüseyin Şuekinci’nin hazırlayıp sunduğu “Spor Hikâyeleri” programını konuğu oldu.

Bir dönem Aydınlık gazetesinde spor müdürlüğü görevini yapan Kaya; “Öncelikle gazeteciliği sevmek gerekiyor. Gazetecilik diğer mesleklerden biraz daha farklı, gömlek gibi giydikten sonra hayatınızın her alanına yansıyor. O dönemde biz birlikte 5 yıl boyunca çalıştık, 24 saat mesaimiz vardı. Bu noktada senin de üzerimde çok emeğin var. Dışarıdan öyle genç yaşta müdürlük görünüyor olabilir ama benim arkamda sen, Cenk diğer ekip arkadaşlarımız. Ciddi bir ekip vardı. Ben tekrar fırsat bulmuşken sana da teşekkür etmek istiyorum.” dedi.

“Meslek için öncelikle merak etmek gerekiyor.” diyen Hüseyin Kaya, “Ben 2013 yılında Arap Baharı’ndan ötürü bölgeyi merak ettiğim için Arap Baharı’nın başladığı Tunus’a gittim. Daha sonra bilgiler topladım ve bir şeyler yazdım. 15 gün kalmıştım. Biraz merak etmeyle ilgili… Özellikle siyasi bir gazetede neden spor servisi… Bunun oldukça zorluklarını yaşadık.” ifadelerini kullandı.

Özellikle büyük maçlarda gazeteye spor sayfası hazırlamanın zorluklarına değinen Kaya, “Muhabir olarak sen maçtasın, biz mutfak kısmındayız. Sen oradan bilgileri veriyorsun, senin işin rahat. Yani şunu söyleyeyim. 6’da bir taşra baskısı var. Bir de maç bittikten yaklaşık 3 dakika sonra bir sayfa göndermen gerekiyor ki bu da zaten gazetenin toplam tirajının yüzde 90’ına tekabül ediyor. Yani asıl yaptığın, okunacak gazete maçtan 3 dakika sonra verdiğin gazete. Dünya Kupası’nda da bunu yaşadık, her golde, her uzatmada her şey baştan sona değişti.” diye konuştu.

Hüseyin Kaya, Tunus’ta başından geçen bir olayı da şöyle anlattı:

“Tunus’ta Dünya Kupası elemeleri vardı. Ben de gittim, birkaç kişiyle tanıştım. Benim de sporla ilgili olduğumu öğrenince, dediler ki ‘Tunus-Kamerun maçı var,2014 Dünya Kupası Afrika Elemeleri’nde… Tunus’ta Sousse diye bir şehirdeyiz. 60-70 kişilik bir kafedeyiz. Tunus’un kazanması ya da berabere kalması gerekiyor ki Dünya Kupası’na katılsın. Ben de ülke futboluna dair pek bir şey bilmiyorum. Türkiye’de Fenerbahçe var, ben Fenerbahçeliyim. Hatta şu an Kamerun’da oynayan Webo Fenerbahçe’nin futbolcusu falan.” diye anlatıyorum. Tunuslular çok iştahlı herkes kupaya gideceklerinden emin. Ben tabii ortak nokta olmayınca maç boyunca Webo’dan bahsettim. İşte Webo bir pas atıyor diyorum ki ‘Çok kaliteli bir futbolcu, bir şut çekiyor Fenerbahçe’de böyle kaliteli futbolcular var. Türkiye’ye gelirseniz sizi Fenerbahçe maçına götürürüm.’ falan derken. Dakikalar 80’e geldi. Herkesin heyecan duyduğu anda Webo çıktı ve golü attı Tunus kupadan elendi. Herkes döndü bana bakıyor, çünkü yarım saattir herkes Webo ismini benden duyuyor, bayağı reklam yaptım. Spor bir yerde bütünleştirici olsa da burada ayrıştırıcı oldu.”

})(jQuery)